HÜZÜN ÜLKESİ; BOSNA 1

DSC_0080 Bir konferans vesilesi ile Bosna’yı ziyaret etme fırsatı yakaladık. Bosna’da yabancılık çekmeyeceğimizi daha ilk dakikalarda uçağa binmeden anladık. Aynı uçakta Serdivan Boşnak derneğinden arkadaşlar da varmış. “Karasu Kocaali, Karasu Kocaali kalmasın” esprileri tanışmamıza vesile oldu, uçakta da hemen arka koltukta oturduklarından epey de muhabbet etme şansımız oldu. Genç, dinamik, kültürlü ve esprili arkadaşlar olarak dikkat çektiler. Tabi sadece bizim değil tüm uçağın da.

Saraybosna güzel bir şehir. Yeşillikler içinde, suyu bol, eti ve böreği leziz ve ucuz. Başçarşı ve çevresinde Osmanlı damgasını görmek mümkün ancak merkezden uzaklaştıkça farklı kültürlerin de etkisini fazlası ile hissetmeye başlıyorsunuz. Savaşın izlerinin hala taze olduğu yerler var, bazı binalar özellikle bırakılmış gibi. Travnik ve Mostar yolunda elde ettiğimiz izlenim şu ki Hilal ve Haç arasındaki mücadele camiler ve kiliseler ile hala devam etmekte. Sessiz ve gergin bir bekleyiş var sanki, geçmişin acısı geleceğin belirsizliği arasında verilen yaşam mücadelesi takdir gerektirir elbet. Yıkılmış, viran olmuş şehirler ve insanların bu yeni dirilişine şahit ve destek olmak gerek. Özellikle camilerin gençler ile dolu olması ve imamların da genç ve heyecanlı oluşu geleceğe dair bir mücadelenin yaşandığının şahidi sanki. Kimi yerde imamların birkaç cemaat için bile görevini bir an bile terk etmemesi, camilerin namazlardan sonra kilitlenmesi bilinç ve gerginliğin de göstergesi elbet. Hüzünlü bir coğrafyada bir arkadaşın tabiri ile 3 boyutlu bir görsel şölen gibi Bosna. Dağları, nehirleri, şehirleri ve insanları ile öyle tabi ama asıl 3 boyut sanki geçmiş, şimdi ve gelecek kaygısında. Mekânsal olmasından ziyade zamansal bir yolculuktu benimkisi. Zira ecdada hayran kalmamak mümkün değil Bosna’yı gördükten sonra. Şimdi de yaşanıyor Bosna’da da ya yarın ne olacak sanki bir müphemlik var bu sorunun cevabında.

 

DSC_0235 Herkesin acısının olduğu bir ülkede ve dünyanın stratejik açıdan en değerli bölgelerinden biri olan Balkanlar’da geleceğinden endişe etmemek oldukça iyi niyetli bir bakış açısı olacaktır. Hele ki söz konusu Müslümanlar ise. Avrupa’nın göbeğinde yaşanan katliam ve soykırımların izleri hala taze. Yalnız değilsiniz mesajı verilmeli kardeşçe. Sırf bu sebeple bile bir kez olsun ziyaret edilmesi gereken bir ülke Bosna. Türkiye’nin ve Türklerin ilgisi ve alakası eminim ki çoğu şeyi değiştirmeye ve güzelleştirmeye ivme katacaktır.
Bosna ile ilgili ilk yazımı burada bitireyim, biraz karamsar bir tablo çizmiş olabilirim ama unutmamak lazım geçmişte yaşananları. İkinci yazımda da Bosna’da gezdiğimiz yerleri yazacağım. Güzel yerler, güzel mekanlar, güzel anılarla ikinci yazı daha keyifli olacaktır.

Sitemizde yazılan köşe yazılarından yazarı sorumludur. Herhangi bir istek ve şikayet için iletişim bölümümüzden bize ulaşabilirsiniz.

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız Giriş