HAYAT GÜZEL…

Maddi manevi öyle yoğun baskı altında yaşıyoruz ki bazen yaşayıp yaşamadığımızın farkında olmuyoruz bile. Nefes alıp vermenin ne kadar büyük bir lüks olduğunu ancak nefesimiz kesilince fark ediyoruz. Hatta çoğu zaman nefessiz kaldığımızın bile farkına varmıyoruz.

Bu koşuşturmanın arasında bir mola vermek…

Bir gün olsun bir yerlere yetişme kaygısı olmadan avare avare yürümek, dolaşmak…

Vapurda çay bardaklarının kirliliğini düşünmeden rüzgara karşı sıcak demli bir çay içmek.

Sizi aramayan arkadaşlarınıza kırgınlığı bırakıp, bir hal hatır sormak…

Dostlarınızla hararetli siyasi tartışmalar yerine güzel şeylerden konuşmak…

Eşinize, dostunuza, çocuğunuza, çevrenizdeki herkese gülümsemek..

Gündemden ve işlerinizden birkaç günlüğüne, belki de çok uzun bir süre, uzaklaşıp hiçbir şey düşünmeden ailenizle ve sevdiklerinizle vakit geçirmek…

Sürekli ertelediğimiz gezi ve ziyaretleri gerçekleştirmek.

Hayat bizi derinliklerine çekip boğmadan kulaçlarımızı yüzeye doğru atıp bir nefes almak için; gezmek, tozmak, eğlenmek, müzik dinlemek, kitap okumak, dinlenmek lazım.

Kısacası yaşamın küçük ayrıntılarında gizli büyük mutlulukları es geçmeden en değerli varlığımız olan zamanı dolu dolu değerlendirmeyi ve yaşadığımızın hayattan keyif almayı bilmeliyiz.

Çünkü tüm zorluklara, tüm sıkıntılara, her şeye ve herkese rağmen…

Hayat çok güzel…

Sitemizde yazılan köşe yazılarından yazarı sorumludur. Herhangi bir istek ve şikayet için iletişim bölümümüzden bize ulaşabilirsiniz.

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız Giriş