Poyrazlar Gölü Adapazarı’na yaklaşık 10 km mesafede, Karasu yolu üzerinde yer almaktadır. Adapazarı’ndan 15-20 dakikalık bir mesafede yer alması dolayısı ile özellikle hafta sonları yoğun rağbet görmektedir. Ayrıca başta İstanbul olmak üzere çevre illerden de günübirlik ziyaretçi çekmektedir. Bozulmamış doğası, masmavi gölü, yemyeşil çimenleri ve tabi ki de gölgesinde huzur bulacağınız ağaçları ile keyfine doyum olmayacak bir gün yaşamak istiyorsanız Poyrazlar Gölü kesinlikle iyi bir tercih olacaktır.
Hem ailece hem de gruplar tarafından oldukça rağbet gören Poyrazlar Gölü şehrimizin önemli turizm alanlarından biridir. Giriş ücretlidir. İçeride bir gölün çevresine dağılmış ufak birkaç büfe olmakla birlikte, çoğunda sadece çay kahve içebileceğiniz imkanlar vardır. Yalnız girişten ilk sağa dönüp piknik için en çok tercih edilen bu merkezi kısma geldiğinizde, burada yer alan büfede daha fazla çeşit ve hatta yiyecek bulmanız mümkündür. Yaz aylarının gelmesi ile birlikte, özellikle Pazar günü çok kalabalık olduğu zamanlarda, yiyecek içecek satan gezici satıcıları da görmeniz mümkündür.
Eğer piknik için gelmiş iseniz gölün çevresine dağılmış bir şekilde bulun çeşmelerin yakında bir yere yerleşmeniz ihtiyaçları karşılamak adına daha isabetli bir tercih olacaktır. Ayrıca lavaboların da en azından yürüyerek ulaşılabilir bir uzaklıkta olduğu bir yeri tercih ederseniz gün boyu rahat edersiniz. Benim tavsiyem Karasu yolu girişinden girdikten sonra hemen sağa sapmayıp (asıl merkezi kısmı burası, bir bakıp eğer kıyıya yakın bir yerde yer bulabilirseniz kalabilirsiniz tabi) biraz daha ilerleyerek diğer çıkışa yakın kısımlarda yer ayarlamanız daha iyi olacaktır. Zira buralar nispeten o merkezi kısma göre daha az kalabalık olacağı için keyif almanız daha olası.
Hem merkezi kısımda hem de tarif ettiğim bölümde gölün içine doğru iskeleler bulunmaktadır ayrıca buralarda göl içinde tur atmak isteyenler için deniz bisikletleri (yunuslar) bulunmaktadır. Piknik keyfinizi arttırmak istiyorsanız yanınızda yiyecekler dışında topunuzu, ipinizi ve tavlanızı getirmeyi unutmayın. Ayrıca, her ne kadar masalar çok olsa da çimenlerin üzerine serilecek kilimleri de unutmamanızı tavsiye ederiz. Her zaman çimene serilme fırsatını bulamazsınız. Gelmişken doğanın keyfini doyasıya çıkarın..
Keyifli günler…
MUHAMMET KAÇMAZ
NOT: Fotoğraflar webden alıntıdır.








